Kayıtlar

Mart, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

İNSAN ; Bazen Kendini de Okumalı..

Resim
İNSAN ; Bazen Kendini de Okumalı.. Bir kaç genç Ramazan ayında yaşlı birinin kuytu bir köşede gizliden yemek yediğini görürler.. Alay ederek ; - ''Hayırdır oruçlu değil misin dede'' Yaşlı adam : ' 'Tabi ki oruçluyum sadece su içip yemek yiyorum'' Gençler gülerek;  ''Gerçekten mi'' derler  .. Yaşlı adam :  ''Gerçekten tabi ; Yalan söylemiyorum .. Kimseye kötü gözle bakmıyorum .. Kimseyle alay etmiyorum.. İsrâf etmiyorum  .. Kimseye hakaret etmiyorum .. Kimsenin gizlisinin saklısının ardına düşmüyorum ..  Gıybet etmiyorum  .. Kimsenin malına göz dikmiyorum.. Lakin bir hastalıktan dolayı Mideme oruç tutturamıyorum o kadar..'' Yaşlı adam gençlere dönerek :  ''Peki siz Oruçlu musunuz !?'' Gençler utanarak başlarını önlerine eğip : Hayır oruçlu değiliz sadece yemek yemiyoruz !! &&& İNSAN ; bazen kendini de okumalı.. Hatta yargılamalı..

Ezan Kur'an Yasaktı Camiye Gideni Dövüyorlardı

Ezan Kur'an Yasaktı Camiye Gideni Dövüyorlardı! Atatürk 1924 sinemalarında dini ve mili sıcaklıktaki eğitici filmler yasaktır. Hani bunların din  düşmanıydı? Atatürk 1924...  Diyanet cami ve mescitlerdeki görevlilerin hizmet yıllarını, yaşlarını, maaşlarını ve yeterlilik derecelerini bildiren bir defter hazırlama talimatı verilmiştir. Hani camiler damgalanmıştı imam müezzin  yoktu? Keşke Yunan kazansaydı diyenler kazansaydı ne oluyormuş? Yunan askerleri 1921 'de Çorlu 'da ezan okuyan müezzine ateş etmiş, kadınlara tecavüze yeltenmiş, çarşaf giyen kadınların çarşaflarını yırtmış resmi belgesi. İngiliz dostu fesliler Mısıroğulları sevdalıları burda mı? 1922 yılında İngiliz askerleri Ümraniye 'de ezan okuyan bir müezzine ateş açmış.  İşte belgesi. 1923 Trakya 'da ezan okumak isteyen müezzin Rumlar tarafından engelleniyor. İşgalci Yunan askerleri Rumları koruyor. Keşke yunan kazansaydı diyen püsküllüler şeriatı yunan getirecek! Atatürk dönemi.. Kur'an kursun...

ŞEYTANİ SİSTEM VE HİYERARŞİSİ

Resim
🔥ŞEYTANİ SİSTEM VE HİYERARŞİSİ  Bu çalışma kapsamlı kapsamlı geniş kapsamlı ışık tutan bir bakış sunuyor. 🔺Kadim Hanedanlar Medici • Borgia • Sforza • Este • Visconti • Savoy • Colonna • Orsini • Pallavicini • Doria • Farnese 🏛İngiliz ve Alman Hanedanları Windsor • Tudor • Stuart • Habsburg • Hanover 💰Küresel Finans Aileleri Rockefeller • Rothschild ⚔Vatikana Bağlı Yapılar(Cizvitler) Savaşçılar • Töton Şövalyeleri • Hospitalier Şövalyeleri 🔱Ticari ve Tarihsel Güçleri Cenevizliler • Venedikliler ,Doria 🔺  Ezoterik ve Yahudi Gruplar Siyonistler • Masonlar • Gül-Haç • Yehova Şahitleri • Evanjelistler 🌍Yönetim ve Küresel Kurumlar Birleşmiş Milletler • BM Güvenlik Konseyi • Dünya Sağlık Örgütü (WHO) • UNICEF 🏛Devlet ve Kontrol Mekanizmaları Ulus devletler • Ordu • Polis • Medya • Eğlence sektörü 👥 Toplumsal Katman Zenginler • Halk • Fakirler

İran'ın Hz. Hüseyin ve 12 imam Sevdası

Resim
İran 'ın  Hz. Hüseyin  ve 12 imam sevdasının sebebini bilenler vardır.. Ama çoğu insan  bilmez..  Helede şimdiki gençler hiç bilmez... Bunun sebebini bilmezseniz , bildiğiniz herşey yarım kalır... Evet.. Hz. Ömer'in halifeliği döneminde , bugün İran dediğimiz topraklarda   Sasani devleti  hüküm sürüyordu.. Bu devlet, 3. yy başında kurulmuş bir Pers İmparatorluğuydu...  Sasaniler dört yüzyıl boyunca ortadoğunun yarısını yönetmişti... Resmi dini ise  Zerdüş'lüktü ... Perslerden önce bu bölgede yaşayan insanların  İslamiyet, Hıristiyanlık  ve  Musevilikten  önceki dini olan Zerdüştlük, yaklaşık 3500 yıl önce İran'da Zerdüşt ( Zoroaster ) tarafından kurulan, dünyanın en eski tek tanrılı  vahiy  dinlerinden biriydi..  Ahura Mazda 'yı yüce tanrı kabul eden bu inanç sistemine göre Zerdüşt'de bu dinin peygamberiydi... Zerdüştlük,  Medler  zamanında bölgesel bir din iken, Sasani  İmparatorluğu dönemind...

Halife Abdülmecid Efendi’ye Trafik Cezası Kestiler

Resim
Bir zamanlar Osmanlı...! Fransız ve İtalyan polisleri 27 Aralık 1922’de Galata Köprüsü’nden otomobiliyle geçen Halife Abdülmecid Efendi’ye trafik cezası kestiler. Makbuz Dolmabahçe Sarayı’nda bulunuyor. "Bir zamanlar Osmanlı...!   Fransız ve İtalyan polisleri 27 Aralık 1922’de Galata Köprüsü’nden otomobiliyle geçen Halife Abdülmecid Efendi’ye trafik cezası kestiler. Makbuz Dolmabahçe Sarayı’nda bulunuyor." (İçinde tarihi ceza makbuzunun fotoğrafı var) Bu belge orijinal mi"Grok'un cevabı (orijinal yanıt): "Evet, belge orijinal görünüyor. Çeşitli tarih kaynakları (Belgesel Tarih, Ekşi Sözlük vb.), Fransız ve İtalyan polislerinin 27 Aralık 1922'de Halife Abdülmecid Efendi'ye Galata Köprüsü'nde kestiği trafik cezasını doğruluyor. Makbuzun Dolmabahçe Sarayı arşivinde saklandığı belirtiliyor." Sonra senin yorumun  "Mahkemeye itiraz etmek için saklanmış olmalı; Kısaca olay: 27 Aralık 1922'de İstanbul işgal altındayken (saltanat kaldırılmış ama...

Türban Türkiye'ye nasıl girdi?

Resim
Türban Türkiye'ye nasıl girdi? "Türkiye'de kanlı pazar olayını kışkırtan islamcı-(MI6) ajanı Mehmet Şevki Eygi'nin gazetesinde köşe yazıları yazan Şule Yüksel Şenler, o yıllarda Anadoluyu gezip kadınlara "başlarına türban bağlamazlarsa cehennemde yanacaklarını" söyler. 1960'larda türbana "Şulebaş" denirdi. Tesettürün nasıl yapılması gerektiğini Anadolu'yu il il gezerek anlattı. Şule hanımı türbana sokan kişi ise Alman CIA ajanı Rotraud Scheer'dir. Bu Alman kadın Said-i Nursi cemaatinden Muhsin Alev ile evlenmişti.  Daha sonra bu Alman kadının ismi değişti, Cemile Alkonavi oldu. Nursi'ci eşi de Muhsin Alkonavi olmuştur. Şule Yüksel Şenler bu Alman kadınla illeri gezerek "bakın o eski bir hristiyan ve komünistti, ancak şu an tepeden tırnağa tesettürlü" diyerek. Türkiyede bu Alman kadınla beraber türban propagandasına başladılar. Alman kadınla beraber illeri gezerken alman kadının 6 yaşındaki çocuğu mikrofonu alıp bağırarak to...

Türkiye'nin Dış Borç Tarihi

Türkiye'nin Dış Borç Tarihi Cumhuriyet öncesi 1683 yılında Viyana Kuşatması'nın başarısızlıkla sonuçlanmasından sonra Osmanlı İmparatorluğu, Karlofça Antlaşması ile toprak kaybetmeye başlamıştır. Osmanlı Devleti kaybettiği toprakları geri kazanma siyaseti izlemiş; başlayan İran Savaşı, Rusya'nın denizlere serbest geçmeye çalışması Osmanlı'yı sürekli bir savaşın içinde tutmuştur. Bu esnada tüm tarım alanları ve madenler savaş bölgesi içerisinde kaldığından devlet geliri düşmüştür. Devlet geliri düşünce vergiler artırılmıştır. Tarım ile uğraşan kesim vergiden kurtulmak için tarımı bırakarak İstanbul, Edirne, Bursa gibi büyük şehirlere göç etmeye başlamıştır. Vergi gelirinin düşmesi, Osmanlı Devleti'nin maaş ödeme sıkıntısına düşmesine neden olmuş. Bir taraftan çalışanların tarımdan devlete kayması, bir taraftan kaybedilen topraklar nedeniyle vergi gelirlerinin düşmesi, sıkıntıları artırmıştır. Sıkıntılar sonucunda 19. yüzyıl başlarında halktan altın ve gümüşler toplan...

Maymunların idamı

Maymunların idamı Eski yelken ve kürek devri gemiciliğinde, her gemide birkaç tane talimli maymun bulunurdu. Bunlar, açık denizde gemilerin direklerinin ta tepesine tırmanarak korsan gözcülüğü yaparlardı; gayet keskin olan gözleriyle ufukta bir gemi gördükleri zaman bağırarak haber verirler, gemiciler de bir korsan cengine hazır bulunurlardı. İstanbul’un yelken, halat, makara, kürek, zift, varil, lenger, hülasa bütün gemi teçhizat ve levazımının satıldığı yer, Galata’da, iki köprü başı arasındaki sahaydı. Gazi Köprüsü başında Sokullumehmetpaşa Camii (Azapkapısı Camii) civarında da bir sıra maymuncu dükkânları vardı; tersane gemileri ve sair tüccar gemileri için talimli maymunlar burada satılırdı. III. Murad’ın hocası Abdülkerim Efendi gayet mutaassıp, asabi, her aklına geleni yapan, padişah üzerindeki nüfuzuna dayanarak hiç kimseden korkmayan bir adamdı. Güzel konuşur, camilerde vaaz ettiği zaman dinleyicileri kendisine meftun ederdi. Bir gün, hoca efendi bir kitapta “Maymun fuhşa alet...

Dalkavuklar (Ruh ve Tıynet)

Dalkavuklar Bugün dalkavukluk bir ruh ve tıynet meselesidir; iş, meslek olmaktan çıkmıştır. Tanzimat’tan evvelki devirde ise, dalkavuklar, kâhyaları, nizamnameleri ve narhları olan bir esnaf zümresiydi. Topkapı Sarayı arşivinde I. Mahmud devrine ait kime hitap ettiği belli olmayan bir arzuhal bulunmuştur ki bugünkü yazı dilimize çevrilmiş sureti şudur: “Devletli, inayetli, merhametli efendim, Kimsesiz dalkavuk kullarınızın arzuhalidir: Her sene Ramazan-ı Şerif geldiğinde, İstanbul’da, davetli davetsiz iftarlara gideriz; ulemanın, rical-i devletin ve sair büyüklerin, mevki sahiplerinin sofralarında çeşitli nefis yemekler, şerbetler, türlü türlü reçeller, tavukgöğüsleri, elmaspareler, helvalar, kaymaklı baklavalar, ekmekkadayıfları, süzme aşureler, hoşaflar yer ve içeriz; üstüne göbek tütünü ve kahveyle ikram görürüz. Lakin içimizde bazı terbiyesizler bulunup edebe uymayan hareket ve tavırlarıyla velinimetlerimiz efendilerimizi gücendirmekte, zararı da hepimize dokunmaktadır. Dalkavukluk...

Osmanlıda Seks ve Nasrettin Hoca

Nasreddin Hoca...  Türk mizah sanatının en eski örneklerinden sayılan Nasreddin Hoca öykülerinin yüzyıllar öncesinden kalan ilk versiyonlarında, ana tema cinselliktir.  Nasreddin Hoca üzerine çalışan araştırmacılar, ilk dönem öykülerindeki cinselliği halk düşünce ve felsefesinin gerçekçi ve sınırlama konmamış bir ürünü olarak niteliyorlar.  Bu şekilde öykülerin kaydedildiği ve 16. yüzyıldan kaldığı sanılan elyazmalarından biri, Hollanda'nın Groningen Üniversitesi Kitaplığı'nda (Cod. Gron. a g 8) saklanıyor.  Yazmada bulunan 75 öyküden bir kısmı, cinsellikle ilgili. Metin ilk kez, K.R.F. Burill tarafından bilimsel bir dergide, orijinal dili ve bugünün Türkçesi'ne uyarlamasıyla birlikte yayınlanmıştı (Archivum Ottomanicum, Tomus II, Anno 1970).  Günümüzde de rahatça anlaşılabilecek bir dille yazılmış olan bu fıkraların bazılarını, çok küçük değişiklikler yaparak veriyoruz:  *  "...Nasreddin Hoca, bir gün Sivrihisar'da vaaz ederken demiş: "Müslümanlar, bu...

Atrak Han (Otrok)

Otrok  (ayrıca Atrak)  Kiev Knezliği  ile olan savaşlara katılmış ve ayrıca  Gürcistan Krallığı 'nda görev yapmış erken  12. yüzyıl Kuman-Kıpçak Hanı 'dır.  Kıpçak konfederasyonunu  yöneten ve  Ruslar  tarafından " Vahşi Kumanlar " olarak bilinen  Şarukan Hanedanı 'na mensuptu.  Otrok Gürcistan'da  Şaragan 'ın ( Şarukan ) oğlu Atraka olarak bilinir,  Rus Prensi II. Vladimir Monomah 'ın  1109 'daki başarılarından sonra 40.000 takipçisiyle Gürcistan'a göç etmiş, vaftiz olarak  Gürcü Kralı IV. Davit 'in emrinde bulunmuştur.  Gürcü-Kıpçak ittifakı Davit'in  Guranduht  ismini almış (Onun orijinal Kıpçak ismi bilinmemektedir) Han'ın kızı ile olan evliliği sayesinde mümkün olmuştur. Otrok'un Kıpçakları, Davit'e  Selçuklu Hanedanı  karşısında yardım ettiler ve  1121 'de  Didgori 'deki Gürcü Zaferi'ne katkı sağladılar. Otrok'un 40.000 Kumanı Gürcistan'ı bölgedeki en güçlü krallık yapmaya...

Tanrı'ya inanan Türk Hun Hükümdarlarının Okuduğu Dua

Resim
Tanrı'ya inanan Türk Hun Hükümdarlarının Okuduğu Dua Arapların puta taptıkları dönemden 800 yıl önce, tek Tanrı'ya inanan Türk Hun Hükümdarları şu duayı okurlardı: “Ulu Tanrı! Her şeyi yaratan Tanrı! Yenilmez, yıkılmaz, kırılmaz, bitmez, yitmez, yok olmaz Tanrı! Suyu donduran, buzu eriten, buzdan su yürüten, sudan ırmak coşturan, ırmaktan göl dolduran, gölde balık gezdiren Tanrı! Kuru derelere pınar koşturan, ota ağaca can yürüten, ottan ağaçtan çiçek çıkartan, çiçeklerden oğul veren, arıya bal yaptıran Tanrı! Günümüzü aydınlatan, gecemizi yıldızlarla süsleyen Tanrı! Bize yeni bir yıl veren Tanrı! Bu yıl bize bol ver, bolluk ver! Otumuz otlağımız bol ver! Kulunlarımız kuzularımız bol ver! Yapağımız yünümüz, yağımız sütümüz, peynirimiz, kımızımız bol ver! Yağmurumuz suyumuz bol ver! Avlağımız avımız bol ver! Urısı, kızı oğulumuz bol ver! Anamızı balamızı, oğlumuzu kızımızı, gencimizi yaşlımızı, bu Kara Yer üzerinde hepimizi kara çorlardan sakla, isizmden bizi esirge Yüce Tanrı! ...

Osmanlı da Fuhuş evleri... hakkında küçük bir anekdot

Resim
Osmanlı da Fuhuş evleri... hakkında küçük bir anekdot Yine bu Halifemiz Efendimiz Abdülmecid Han Hazretleri döneminde, dünyanın en büyük genelevlerinden biri Halife'nin payitahtı (başkenti) olan İstanbul Şehri'ndedir.  Hilafet Merkezi olan İstanbul'da, Hilafet Zabıtası'nın dahi kopyalanmadığı bu Kâr-hane, ünlü "Langa Fatima'nın işletmesidir. Cevdet Paşa, bu kerhane için "Muhteşem idi", der. Langa Fatima ölünce, kimi şairler "Öldü Langa Fatıma" diye ....  Kaynak  ⬇️ Cevdet Paşa, "Tezakir, 1-12" Yayınlayan: Prof. Cavid Baysun, TTK Basımevi, Ankara 1953, 20-23. Cevdet Paşa, "Tezakir", s.